Belçika hem coğrafi konum hem de bürokratik olarak Avrupa’nın merkez konumunda yer alan, gerçek bir Avrupa ülkesi. AB’nin başkenti Brüksel bile siyasetin soğuk yüzünden nasibini almamış. Belçika’da yapılacak çok aktivite, görülecek çok şey var! Belçika deyince akla gelen en “tatlı” şeylerden biri de hiç kuşkusuz ülkeye özgü leziz çikolatalar!

Akşamüstü birası keyfi için Belçika’dan daha uygun bir yer olamaz! Engin bir bira kültürü bulunan Belçika’nın hoş kafeleri hem sosyalleşmek hem de bu güzel biraları tatmak için birebir.
“Avrupa’nın en yeşil ülkesi” unvanına sahip olan Belçika’nın bu unvanı sonuna kadar hak ettiğini, kentlerin orta yerinde bulunan uçsuz bucaksız yeşil alanları görünce bir kez daha görmüş olduk. Belçikalıların kurallara harfiyen uymaları ve sükûnete verdikleri değerin yanı sıra, kentlerdeki mimari intizam da ülkeyi “yaşanabilir” bir yer haline getirmesi Belçika’yı, kelimenin tam anlamıyla “huzur” kelimesiyle özdeşleştirmiş.

5 Kelimede “Belçika”:
Doğa, Düzen, Art Nouveau, Çikolata, Bira

belçika

Niye Gidilir?

Ülkenin başkenti Brüksel’de bulunan Ortaçağdan günümüze tüm görkemini koruyarak şehrin en önemli merkezi konumunda olan Grand Place’ı ziyaret edin. Etrafını saran çikolatacılara, ünlü restoranlara ve göz alıcı mimari yapılara bayılacaksınız. Brüksel’de alışveriş tutkunları içinde oldukça fazla seçenek var. Bunlardan biri de Place du Grand Sablon. Bu bölge, tarihi binaları; lüks mağazaları ve antika dükkanlarıyla tam bir keşif noktası. Kentin en önemli alışveriş noktalarından olan Avenue Louise ve Rue De Chartreux’de birbirinden hip mağaza ve butikler bulabilirsiniz. Brüksel’in en önemli yönlerinden biri de zarif dekoratif süslemelerin kullanıldığı Art Nouveau akımının en güzel eserlerini bünyesinde barındırması. Yerel mimar, tasarımcıların rehberliğindeki 3 saatlik turlara katılarak bu benzersiz eserler konusunda detaylı bilgi alabilirsiniz. Brüksel gerçek bir gurme adresi! Kentte onlarca kaliteli restoran bulunuyor. Bunlar arasında bizim dikkatimizi çekenler; 1968 yılından beri hizmet veren ve geleneksel Brüksel tatlarını bulabileceğiniz Au Vieux St. Martin ve zarif dekorasyonuna bir de leziz yemeklerin eklendiği Brasserie de Bruxelle.
Belçika’nın görülmeden dönülmemesi gereken bir diğer şehri kesinlikle Brugge! Her göreni büyüleyen –biraz da 2011 yapımı In Brugges filmi ile akıllarda kalan- Brugge için söylenecek en doğru şey: gezenlere “gelecekten gelmiş gibi hissettirmesi”. Brugge’de sanki takvimler Ortaçağ’ı gösterirken donmuş ve bu masalsı kent kendini o şekilde muhafaza etmeyi başarmış.

Write A Comment